Meslek lisesinde öğrencilik nedir ?
Garip ve değişken bir şuur halidir. Hazırlık sınıfının verdiği garip aksan ve kendi geliştirdikleri tuhaf lisan ile ortalarda gezinen talebeyuslar, okul bahçesinde belirli yerlerde kümelenip plan yaparlar. Ki bu tür canlılar istisnai durumlar dışında kümeler halinde gezerler.
Hazırlık sınıfındayken, 12.sınıfı okuyup (eski sistemle) not yükseltirken,harıl harıl ÖSSye hazırlanacakları günleri planlarlar. İlgili bölümün en yüksek aşaması hayallerini süslerken,herşeyden habersizdirler.
Yazının Devamı…
-I-
Sadece yürüyordu Hayalet.Günlerdir aralıksız yürüyordu ve düşünüyordu. Yola çıktığından beri nasıl garip bir dünya ile karşılaşmıştı böyle. Hayatın kendisi,hayat diye bildiği o kitaplardan ve hikayelerden ne kadar da farklıydı. Hayat gibi insanlar da farklılardı.
Çok yürüdü,çok gördü Hayalet. Gördükçe şaşırdı,şaşırdıkça yürümeye devam etti ve yoruldu.Kalabalıklar gördü,garip kalabalıklar…Birbirine benzemeyen ama aslında tıpatıp benzeyen insanlar… Hikayenin Devamı…

Pencereden sızan solgun sarı ışık hayaletin yüzünü aydınlatıyordu. Küçük bir kır evinin penceresiydi bu. Tek odadan ibaret, yıkık dökük bu küçücük evin içinde, dışındaki kasvete inat bir görüntü vardı. Sarı buklelerini savurarak neşeyle koşuşturan 5-6 yaşlarında bir kız çocuğu gözüne çarptı ilk önce; teni solgun, yanakları içe çökmüş, üzerindeki kıyafetlerde yamalık yer kalmamış bu kızın gözleri mutlulukla parlıyordu.Evin içinde şarkı söyleyerek bir o yana,bir bu yana koşup duruyordu.
Odaya göz gezdirmeye devam etti hayalet. Hikayenin Devamı…
5 ocak 2010…
Yani doğum günüme girmiş bulunuyoruz. yeni yaş günümde de değişik bişey yapıyorum ve bilgisayar başındayım. Ne kadar değişik değil mi
Bu yazıyı neden yazıyorum? Bilmem. Henüz doğumgünümü kutlayan olmadığı için kendi kendiminkini kutlamak istedim belkide.Zaten daha henüz gece yarısı. Ama sabah olduğunda doğumgünümü hatırlayacak kişi sayısı 3
İnsanoğlu garip.. Hem doğumgünlerinden nefret edip, hemde yakınlarının hatırlaması umuduyla gözünü telefona,msne,maillerine dikebiliyor
21 yıllık tecrübem der ki, yüzlerce arkadaşın olabiliyor, ancak doğduğun günü en fazla 5 kişi hatırlıyor
Diğerleri mi? diğerleri sizi hatırlamıyorsa acaba suç onlarda mı?
Hatırlanacak,hatırlanmaya değecek şeyler yapmıyorsak bunda suç kimin?
Herneyse lafı uzatmayayım,Hatırlanmaya değecek bir yıl geçirmen dileğiyle, mutlu yıllar hayaletcik…Seni hatırlayanların kıymetini bil…
Uzak,çookk uzak bi ülkede küçük insanlar yaşarmış. Bu ülkede hiç renk yokmuş,herşey,herkes,tüm ülke sadece siyah ve beyazmış…Bütün insanlar birbirinin aynıymış.Yağmur bile yağmazmış bu ülkeye,mevsim diye birşey yokmuş.Herkes sabahtan akşama kadar aynı şeyleri yaparmış,hergün her saat,her dakika insanlar aynı tekdüzeliğe hapis,sanki kurulu robotlar gibi çalışırlarmış.
Hikayenin Devamı…
